Sayfalar

5 Mart 2010 Cuma

ZİHİN GÖÇÜM....................


kendini tüm sosyal ortamlardan görsel olarak uzaklaştıran insanın beyin evinde bir odalık mekanında yalnızlığını sorgularken ,sosyal olguların davranış biçimlerine getirdiği açıklamayı sıra sıra dizdiği farklılıkların,yığınların oluşturduğu bütünlüğün,karmaşık görünen iç devinimlerini ,farklı mantıkların farklı değişkenler içine girdiği rollerin;basit yada karmaşık görünen çizgilerinin netleştiği noktalarda bir amacın yada amaçsızlığın sürüklemesini tarihin tekerrürüne iliştirme yakınlaşması bazende dengesiz ölçülerin özbenle kopuklaşmasını bir nedene bağlama sonuçlandırması kimi zaman en başa döndürmesi ile döngüleşen fikirlerin tutulmaz yanlarını yakalamak için koşturmaca ile geçerken;


bir yanda da : kendini sosyal ortamın en merkezine kitlemiş bireyin ,yaşadığı ve koşturduğu tüm aktiviteleri ,yaşadığı çağın tüm görselliğini yansıtırken ,zihninde yalnızlaştığı beyin evinde sınırları olan dört duvarı ile kendini yaşayamadığı sıkışık benliği vardır.

çabaları ve toplumsal hedefler için koşturan bireylerin, kendilerini yaşayamadığı benliği küçük çocukluğu ile oturmuş bekler.
üzerinde durduğum bireylerin küreselleşme ile değişkenleşen yapıya girerlerken de kendi özbenliğinden uzaklaşan yabancılaşma ile beraber bulunduğu toplumların oturmamış yapısı içinde bir karmaşıklık da kendilerini kapital anlamda bir nesnelliği hedefleyerek bilinç ve iç sorgulamadan uzak hayvansal dürtüleriyle yaşamaya başlayan teknolojik ilkel bireyler olduğunu anlatmak istedim.

düşünsel fikirleri reddedici sadece görsellik üzerinde ağırlaşan yapılarının peşinde koşturuyorlar.

insanların bir arada toplandıkları dostluk çemberi sohbetleri geride kaldı . tarih bu sefer eski tekerrürünü yapamayacak. çünkü; fikir konusunda bile hazırcı olduk. önde gidenlerin ağızlarından çıkanlardan başka tekrarını yapmayan fikirlerin kısır döngüsü ile örülü bir yaşam platformundayız şu anda ve sonuçta belirsizlik görseli ve imkansız gelen düşüncelerin olabilmesi olasılığı çok zayıf bir ihtimal diyebileceğim
hayvansal güdülerin ön plana çıktığı alanlarda kendimize ait olmayan parçaları sunduğumuz yansıması mı olmaktadır.??

bencilce davranışlara girdiğimiz durumların çirkin görselliğinde hangi katkılarımız ağır basmıştır .?

hangi nedenler gerçeklik ifade edebilmiştir sahteliklerde ..?

bahanelerse daha ne kadar koruyabilir kaçtığımız kendi özbenliğimizden .?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder