Sayfalar

5 Mart 2010 Cuma

UÇURUMSAL FARKLILIKLARIN İZAFİ DÜZLEMDEN KUŞBAKİŞSAL İZLEKLEDİĞİM FARKINDASILLIKLARININ FARKINI FARKETME FARKLISALLIKLARI


bir çöp arabası arkasında asılı durup insanların artIksal yığınlarını bir sanat eseri edası ve titizliği ile duygusal yaklaşımının kattığı içsel değerleriyle kutsallaşan çöp poşetlerinin anlamlar yüklendiği nesnelliğinin son yolculuğunda kazanacağı yeni yeni ortam ruhunu soluyacağı ufka doğru, leş kokusu sarmış çöp kamyonunun içine yerleştiği noktada.
ve o anda da mercedesi ile oradan geçmekte olan engin bir maganda bayanın akşamdan birikmiş sigarasının ziftli yığınsallığının akciğerinden boğazına tırmanışının sürekliliğini hızlı bir müthiş refleks hareketi ile çöpçünün anlamlı ilginç bakışları arsında hark hurk seslerinin çalkalandığı kokuşmuş ortamı yırtan tizi ve bası ile beraberinde getirdiği eko ile balgam tortusunu hiç bir özen,itina ve bir nizam içermeden çöp kutusunun bulunduğu ortamında kutsallığına önem vermeden tükrük bezlerininde salgılayabildiği kadar sıvısının yardımı ile püskürtmesinin etkisinin özgür davranışında çöpçüde büyük elektriklenmeler yapmasının çöpçüye derin bir aşk kırıntıları değil de :kırıntıların tamamına eriştiği anda.

iki taraflı etkileşimler barındırmayan tek taraflı platonikleşen aşksal bir durum halini almaya başladığı bütünlüğe doğru giden aşk polemiğinde farklısallıkların uçurumsallığına doğru hızlıca itme kakma durumunda kendini açıkça gösterecektir.
duygular bütünleştikçe ama tek taraflı ise de bir hesap makinesi bu farklılkları matematiksel işlemlerle çözecektir ve uçurumsal farklılıklarda ortadan kalkılacak bir ön sıçrama yapılacaktır.
içinden çıkılamıyan aslında kendi karmaşıklığımızdır .yalnız düşüncelerin uzun zamanlar içinde yayılan geniş görüşleri vardır bu görüşler ta içimizde oturmuş beklerken hep üstlerine çektiğimiz brandalar vardır ,o brandaların altından seyredemeyiz dünyayı ve algılayamayızda her şeyi, var olan yok olan kendimizken kaybolup yok olanın branda olduğunu zannederiz.
farklıkların özümüzden türettiğimiz ikinci söylemleri birinci olan içimizdekilerle deli dolu kavgalarının çoğalan isyanından kaçan söylemlerini basitleştirirken ,sözlerin bazen hırçınlaşıp yönetimimizden ayrık seyrinde başı boş didinmeleri her türlü olumsuzluğu genişleten etkisini çoğaltırken akıp giden sürekliliğin orta yerine çaktığını düşündüğü kazığın halüsülasyondan ibaret olduğunu görmedikçe yırtınan kelimelerin havada toz bulutu bile oluşturmadığını görememenin izafisinde çakılı seyredecektir.
uçurumsallaşan farklılıkları oluşturan zihinlerde farklılık etmenleri sarmalamış etkileri ile dolanıp durur yalnız gezendir, toplum içerisinde iken .

yapayalnız görsellik sarmıştır, maddenin çokluğundan türeyen nesnellerin etkisidir, bireyselleşmeden toplumsallaşamaya çalışan yanımız.
uçurumsal farklılıkları içimizde oluşturduğumuz kısır döngümüzle yoğururuz ki ;gittikçe de uzayıp sünen nevrotikliğimiz olduğunun farkında olmadan ,kısa saldırılarla hiddetleşen yanımıza getirdiğimiz şiddeti görmeden uçarız kaos boşluğunda .

yörüngesiz ve amaçsız savrulmuşusuzdur. bir o yana bir bu yana ....

öfkemizle büyütürken insan olamamının negatifleşmesine ,bütün davranışlarımızın kaoslaşan paradoksun da oryantal oyunlarımızla , raksederiz .

( çöpçü ne alakaydı ki. iş olsun işte )

1 yorum:

  1. Yörüngesiz ve amaçsız savruldum. Bir o yana bir bu yana. Özünü kattın tamam da ses vermesen beşlerle,yalnızlık yakışır sözcüklere,birler yakışır.İçimde biri ağlıyor bak yorgun,anlamaya çalışıyor karmaşıklığı.

    YanıtlaSil