Sayfalar

5 Temmuz 2010 Pazartesi

FİKİR TEATİMİN KOGNİTİF BAHÇESİNDE KIMIL İZLEKLERİM

  










                     sen kalbi kırık bir hominidin

                     hüzünlü işlevisin.

                     Az kadar çok

                     çok kadar alçak .

                     ölümcül tabum

                     ölümsüz lavuğumsun.

                     seviyesi yükselen ziriltinin

                     tonlaması antipatik

                     hıçkırık'ları travmatize ise

                     erotomanikdir sanrıları.

                     dinamik'se paranoyan

                     primitif olmasın argümanın
.
                     seraya alınmışsa algıların

                     maksimize olmuşsundur dün

                     dün de o gün, o gün de

                     şu gün.

                     lümpen kaşıntıların

                     itkilerindendir ya da

                     günün bitkilerinden se

                     bu deyil bu deyil.

                     Olsa olsa bu

                     ya da şu

                    dalaşım falan fişman.

                    Tekabül se bu defa

                    ergen sivilceli bülbül

                    elektriğini alır gider.

                                                   Az çok iken çoktur

                                                                                    çok çok iken yoktur.

1 Temmuz 2010 Perşembe

FİKİR NAKKAŞLARI TILSIMI TİTREĞİNDE KELİMELEŞEN HARFLERİN BİÇEMLEŞEN YORTUSU


           




              rutin rintintinliğiyle , sarmal karmalarla kalıplaşan yerkürenin başkalaşan ve değişimini umarsız ve kuralsız temeli, aykırı olmaklığıyla benzeştirmediği rast gele bir düzenek içinde varolmaya başlattığı öte si ile çekişen felsefesini doğururken düzenek içinde mimlenen tüm sabitliklere inat ,kendi ekseninin rastgeleliklerle genişleten paradigmasının kaygan merkezi ;her zaman başka biçemlerde  ve  imgelerde varlığını dönüştürerek süregetirecektir.
  
            Kural bütünlükleri ve anlam düzenekleri ile tarihe sabitlenen meşhur realitesi klasikleşen düşünlerin ve edebileşenlerin varlığına inat, kural dışı olmaklık  içi , kendi sebepleri ile yoğuşan anlağıyla basit argümanların ölümsüzleşmeyen yanlarının bıraktığı izler silinip gitmezler ki. Onları eleştiren gizli tümcelerle kapsanarak gizli örtüsü altında sindirilmiştir.

             Eleştirel hedefler kazanımını yüklenirken yeni doğan kelimeler ,mantık dışı çözümleme parçalaması yokoluşu olmazken yüklendiği tabusal anlamından soyunan , başka eylemlere giydirilen elbiselere dönüşen yanı ; eyleme göre renk alan anlam biçemleri koyar ortaya.

            Savruk bir hayatın düzmece kabullenmelerinden gelen sahte anlamların gerçek şekiller büründüğü bir platformda ,özgürleşen fikirlere dur diyen, olur olmaz kurallar getirecek dayatmayı ortaya koyan ,yanlı olan ,yansız olan ,durulan ,gerilen,sessizce izleyen, mikserlik yapan ,mutfak robotluğu yapan ,sanal düzlemde oynanan rollere dönüşen bir yapısı olmaktadır .

             tüm davranışlar ve hareketler anlamsız şekillerinde kelimelerin dans eden cümleler halini alması ile bir ruh almakta ve konuşan kelimelerin uzayan dilleri de olmakta , yazılıp gidildiği arkası sıra bazen de buruk bir durak yaşamakta , anlamsızlaşmakta ,bir boşluk üzerinde düşünen hiçlik  yapısını sindirirken anlamını bulduğu anda sürükleyip götürdüğü dizeler olmakta.

               bazı karşı koyuşlar bir anlam içerir gibi görünse de anlamını alamadığı bütünlüğünden ayrışık raylarda vagonlarını çekmekte kimi raydan kopuk kimisinde kaynadığı bir punta olmakta ne bir adım gidebilmekte nede gerileyebilmekte .

                 kimi kelimelerinde geldikleri köklerinden uzaklaşmacı hareketinin sorgulandığı öz gelişi didiklenirken zihinden çıkan şeklinin üç boyutunu görmezken anlam yoğuşmalarında kaybolan fikirlerle silinip gitmekte zihinlerde , belki bir siliniş değil de uzaklaşan yolun sonunda gizi olarak beklemekte.
               
                 hır gür olduğunda kelimeler , çarpışan harflerin birer piyon görüntüsünde hükmeden cümlenin ağır baskısıyla direnmişliğini umursamadan emir eri karşı duruşu aldığı şekilden gelen biçimi olmak zorunluluğundadır itirazsız .

                dolaştı kelimeler birbirine ve dolaştı kendi  içinde , bir anlam yine çıkmadı . noktalar götürmüştü virgülleri kaybolan soru işaretlerini aradı , ünlemler kesik kesik tirelerle alıp götürdüler ve aldılar bir parantez içine yinede yığıldı kaldı yılgın eleştirisinde cümlelerin .

                Yeniyi didiklemenin eski merkezli savuntuları kalıp merkezli çivilenirken, kökünde başkalaşan yanı değişimin durağan süreç olmama inadında son sürat.
           
                nesiller arası diller karmaşıklaştı, yeni çağın açmazları bir çözüm gibi üretildi . yalından çok farklısallıklar türerken geri ye dönüş özlemi büyüttü içinde ve sanki farkındalık  yansıttı .

                türeyen zaten  küflü geçmişin sarı oksitleriydi .

                yeni nesil yabancılaşırken geçmiş küfüne , bir bağıntı arayışı sürekli vurdu kendine