Sayfalar

7 Nisan 2010 Çarşamba

EŞEĞİN DOĞAYA SALDIĞI GAZ IN DOLANIMINI HIZLANDIRACAK TÜRBÜLANS GÜCÜNÜN KELEBEK ETKİSİNDEN ÇIKARIMI


                  Eşeğin doğada bulunan bir bölgedeki türevi aynı olan otlarla beslenmesi sonucu organizmanın aynı besinleri almasından dolayı vücutta oluşmuş rutin bir çalışma olmaktadır. bu rutin çalışma eşit tüketim ve eşit gaz üretimini de beraberinde getirmektedir. ne bir eksik ne bir fazladır, iki günü bir birine eşittir .

               Eşek doğaya saldığı gaz partikülcüklerinin minik ve gözle görünmez etkileri olduğuna inanır, bu metabolizmasal etkileşime kutsal anlamlar yüklemektedir ulan demektedir bir kelebek kanat çırparak kasırga oluşturuyorsa dünyanın bir ucunda kesin benim çıkardığım gaz bulutcukları yeni bir gezegenin oluşumunda malzeme olabilir buna etki olarak bir içli içli anırsam ses dalgalarımla gezegen oluşumunu tetikleyecek ilk titreşimi yapmış olabilirim. zaten her şey ilk etkileşimin kıvılcımlarında gerisi kendiliğinden olacaktır diye düşünürken bu gazın çevresel dolanımı ile etkileşeceği durumu asil bir görev sayarken bu duruma tanrısal hikmetler yüklemektedir bazı da yoksa tanrı benimde fark mı edemiyorum diyerek hayıflanmaktadır.

               Ve eşek doğadaki tükettiği bölgeyi değiştirip farklı bölgelerde ot tüketmek için yüksek rakımı olan bir bölgeye intikal eder burada da hızlı bir tüketim sürecine girer . bu sürecin etkilerinin daha da güçlendirme ereği ile her zamanki rutin çalışmasına azcık hız katar derken otların arasında bugüne kadar görmediği bir ot çeşidi ile karşılaşır bu otun ne olduğu hakkında hiçbir fikri çıkarsayamaz. şu ana kadar gördüğü otlardan çok farklı bir görsel yapısı vardır. bu otu tüketmesi ile metabolizmanın rutin işlevini bozup bozmayacağında kararsız kalır çünkü “ Partikül giriş noktasının yüksekliğinin annulus hidrolik yarıçapına oranı hava giriş hızının partikül giriş hızına oranı, Vh/Upo, akışın Reynolds sayısı, Re ve partikül kütlesel debisinin akışkanın kütlesel debisine oranı (yükleme oranı), m, boyutsuz parametrelerinin değişimlerinin akışa etkileri  /Hp/L, partikül çapının annulus hidrolik yarıçapına oranı, dp/L, akışkan yoğunluğunun partikül yoğunluğuna oranı”nı düşünmüştür ve metabolizma farklı bir malzemeyi tüketmesi sonucu doğaya salacağı gazın bileşenlerinde de farklı maddeler eklenmesi sonucu gazın da moleküler yapısında oluşacak değişimin doğada paradoksal etki bırakabilitesini düşünürek doğanın yok olması tehlikesine birincil etmen olma ihtimalini reddeder.

              bu farklı otu ısırır ama çiğnemez sonra onu kimsenin görmeyeceği bir taşın altına saklamaya karar verir ve bir taşın altına koyar ve onuna önünden bir yere gitmez oracıkta beklemeye başlar .onu kimseye vermez ama bahseder sürekli olarak .
Sürekli olarak yaptığı işin ne kadar kutsal bir görev olduğunu anlatırken yabancıl ota da alaycı bakışlar ve sözlü ifadeler fırlatır.

              Bu noktada eşeğin saldığı gazın çevresel dolanımı vücuttan ittirilme gücü ile aynı oranda mı ivme etkisi gösterecektir yoksa eşekte gazı gibi sürec içerisinde mi yok olup gidecektir.?

              Eşeğin doğaya saldığı gazın özkütlesine hafifletme etkisi minimal değerlerle ölçülebilir mi.

             Eşeğin bölgesel değişim intikali sırasında harcanan güç ve enerjinin gaz salınımında performans düşüklüğüne etkisi ne derece azaltılabilecektir.?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder